


Adana’nın Düşman İşgali’nden Kurtuluşu’nun 104.Yıldönümü nedeniyle, Çukurova Gazeteciler Cemiyeti ile TSYD Adana Şubesi tarafından organize edilen etkinlikte gazeteciler Atatürk Anıtı’nda bir araya geldi.
Cumhuriyetimizin kurucusu, büyük önder Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm şehit ve gaziler ile ebediyete intikal etmiş basın mensupları için 1 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.
Ardından, Türkiye Gazeteciler Federasyonu Başkanvekili ve Çukurova Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Cafer Esendemir ile TSYD Adana Şube Başkanı Engin Kanber, her iki kurumun yönetim kurulu üyeleri ve kurucu üyeler tarafından Atatürk Anıtı’na çelenk konuldu.
Fransızlar ve işbirlikçileri eliyle yürüttüğü zulüm ve baskıya karşı Aralık 1918’den 5 Ocak 1922’ye kadar süren işgal yıllarında Adanalılar’ın vatanlarına canları pahasına sahip çıktığını, hürriyetlerinden asla vazgeçmediğini söyleyen Başkan Esendemir, şunları kaydetti:
“Adana’nın kurtuluşu, yalnızca bir şehrin işgalden arındırılması değil; Türk milletinin bağımsızlık azminin, teslim alınamaz iradesinin ve sarsılmaz vatan sevgisinin tarihe kazınmış ifadesidir. Kadınıyla erkeğiyle, genciyle yaşlısıyla Adanalılar, “Ya istiklal ya ölüm!” diyerek işgalcilere karşı omuz omuza mücadele etmiş, Anadolu’ya büyük bir cesaret ve umut vermiştir.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Bende bu vekayiin ilk hiss – i teşebbüsü bu memlekette, bu güzel Adana’da vücut bulmuştur” sözleri, Adana’nın Millî Mücadele’deki öncü rolünü ortaya koymakta ve halkının kararlılığını gözler önüne sermektedir. Kurtuluş meşalesinin ilk kıvılcımının bu topraklarda yanmış olması, Adana’yı yalnızca bir şehir değil; bağımsızlık mücadelesinin simge merkezlerinden biri hâline getirmiştir.”
“5 Ocak, sadece bir kurtuluş günü değildir. Aynı zamanda azmin, inancın, fedakârlığın ve millet olma bilincinin adıdır. Bu tarih, Türk milletinin birlik ve beraberlik ruhunu, vatan söz konusu olduğunda neleri göze alabileceğini tüm dünyaya ilan ettiği gündür” diyen Başkan Esendemir konuşmasının devamında şu görüşleri paylaştı:
“Bugün bizlere düşen görev; ecdadımızın kanlarıyla savunduğu bu kutsal vatanı, aynı kararlılık ve sorumluluk bilinciyle korumak; millî ve manevi değerlerimizi yaşatarak gelecek kuşaklara aktarmaktır. Bu bilinçle çalışmak hem şehitlerimize hem de Cumhuriyetimize olan borcumuzdur.
Kurtuluşun ardından üretimin, emeğin ve dayanışmanın sembolü hâline gelen Adana; bereketli toprakları, güçlü sanayisi, kültürel zenginliği ve çalışkan insanlarıyla Türkiye’nin kalkınma yolculuğunda her zaman ön saflarda yer almıştır. Geçmişinden aldığı ilhamla geleceğe yürüyen bu şehir, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında da ülkemizin aydınlık yarınlarına katkı sunmaya devam edecektir.
Bu vesileyle; başta Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, Adana’nın kurtuluş mücadelesinde yer alan tüm kahramanlarımızı, şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyor; 5 Ocak Kurtuluş Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum.”