Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Başkanı Saim Yılmaz, son günlerde Trabzon’un Akçaabat ilçesinde düzenlenen mitingde taşınan “Biz yakarsak söndüremezler” ifadeli pankart üzerinden yaşanan tartışmalara ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.
Yılmaz, toplumsal hafızada derin izler bırakan acılar söz konusu olduğunda kullanılan her sözün ve sembolün yalnızca söylendiği bağlamla değil, toplumun belleğinde oluşturduğu çağrışımlarla da değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Alevi toplumunun hafızasında “yakmak” kelimesinin sıradan bir siyasi metafor olmadığını vurgulayan Yılmaz, bu ifadenin Maraş, Çorum ve Sivas’ta yaşanan acıları hatırlatan ağır bir tarihsel yük taşıdığını ifade etti.
“Bu nedenle birçok Alevi yurttaşımızın söz konusu ifadeden rahatsızlık duyması anlaşılır ve meşru bir durumdur” diyen Yılmaz, son dönemde bazı siyasi tartışmalarda Alevi kimliğinin hedef hâline getirildiğini, Alevilik inancına ait “düşkünlük” gibi kavramların da siyasi polemiklere konu edildiğini söyledi.
“Toplumsal Barış İçin Daha Dikkatli Bir Dil Kullanılmalı”
Açıklamasında siyasetçilerin ve toplumun tüm kesimlerinin kullandıkları dile daha fazla özen göstermesi gerektiğini kaydeden Yılmaz, “Toplumsal barış yalnızca ne söylemek istediğimizle değil, sözlerimizin toplumun farklı kesimlerinde nasıl karşılık bulduğunu gözetebilmekle mümkündür” ifadelerini kullandı.
Öte yandan pankartı hazırlayanların ya da taşıyanların Sivas Katliamı’na gönderme yapma niyetinde olduklarına dair herhangi bir veri bulunmadığını belirten Yılmaz, CHP Akçaabat İlçe Başkanlığı’nın da yaptığı açıklamada söz konusu ifadenin bir şarkı sözünden alındığını ve Sivas Katliamı’yla ilişkilendirilmesinin doğru olmadığını kamuoyuyla paylaştığını hatırlattı.
“Alevilik Siyasi Tartışmaların Malzemesi Değildir”
Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Başkanı Saim Yılmaz, Aleviliğin hiçbir siyasi partinin, liderin ya da güncel siyasi tartışmanın malzemesi yapılamayacağını vurgulayarak şunları söyledi:
“Alevilerin tarihsel acıları günlük siyasi rekabetin konusu yapılmamalıdır. İnsanlar farklı düşünebilir, tartışabilir ve eleştirebilir. Ancak farklı düşünmeyi kine dönüştürmek, kendimize söylendiğinde rahatsız olacağımız sözleri başkalarına yöneltmek ne insanlığa sığar ne de demokrasi iddiasına yakışır.”
“Demokrasi ve Eşit Yurttaşlık Mücadelesini Sürdüreceğiz”
Yılmaz, açıklamasının sonunda laik, demokratik ve sosyal hukuk devleti anlayışından taviz vermeden mücadele etmeye devam edeceklerini belirterek, kişilerin kimliği, inancı veya doğduğu coğrafya üzerinden hedef gösterilmesini, nefret dili üretilmesini ve herhangi bir inancın aşağılanmasını kabul etmediklerini ifade etti.
Eşit yurttaşlığın, özgürlüğün, adaletin ve gerçek demokrasinin hâkim olduğu bir Türkiye özlemiyle hareket ettiklerini kaydeden Yılmaz, demokratik siyaseti hedef alan her türlü müdahalenin karşısında olduklarını da sözlerine ekledi.