Anadolu’da 15 Mayıs 1919’da başlayan Yunan işgali, 26 Ağustos 1922’de Kocatepe’den başlatılan Büyük Taarruz’un 30 Ağustos’ta zaferle sonuçlanmasıyla tarihe gömüldü. Büyük Zafer, Yunanistan için yalnızca askeri açıdan değil siyasi ve toplumsal sonuçları ile de bir felaketti.
Yunan ordusu, 15 Mayıs 1919’da İzmir işgalini başlattı. Yunan birlikleri, İzmir rıhtımına İngiliz, Amerikan ve Fransız savaş gemilerinin koruması altında çıktı. İzmir’in işgali, aslında Türk varlığının Anadolu’dan sökülmesi planının uygulamaya konulduğunun işaret fişeğiydi; Yunanistan için de “Meagali İdea” olarak adlandırılan Büyük Yunanistan’ı kurma planının hayata geçmesi demekti. İşgalle birlikte demografik yapıyı değiştirmek için Türklere yönelik katliamların başlaması şaşırtıcı değildi.
İşgalle birlikte direnişin de tohumları ebedi Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde serpildi. Hasan Tahsin işgale ilk kurşunu, Sarı Kışla önünde Efzun Alayı’nın bayraktarına sıktı. “Zito (yaşasın) Venizelos” diye bağırmayan bir Türk subayı ise tam 22 kez süngülendi. İlk gün İzmir’de asker ve sivil 400 kişi şehit edildi. İşgalin çevre kasaba ve köylere yayılmasıyla birlikte iki gün içinde katledilen Türklerin sayısı 4 bine çıktı. 22 Haziran 1920’de Yunan ordusu, Gediz’e kadar gelmişti. Bu sırada Atina’da Elefterios Venizelos Hükümeti düştü. Eski Kral Konstantin sürgünden dönerek iktidarı ele aldı. Yönetimin değişmesine rağmen Anadolu’daki işgal sürdürüldü. Yunan kuvvetleri, 1921 yazı itibarıyla İzmir ve Bursa’nın yanı sıra Kütahya, Afyon ve Eskişehir’i de işgal etmişti.
TEK YOL TAARRUZ
Yunan Büyük Taarruzu, 23 Ağustos 1921’de başlatıldı. Sakarya’nın gerisinde tertiplenen Türk ordusu, efsanevi bir direniş gösterdi. Sakarya Savaşı ile Yunan taarruzu geri püskürtüldü. 1922 yılına gelindiğinde artık seçenek kalmamıştı: Ya büyük bir taarruz ile Yunan ordusu imha edilecek ya da vatan kaybedilecekti. Büyük Taarruz Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın önderliğinde 26 Ağustos 1922 sabahı, Gemlik ile Söke arasındaki 650 kilometrelik cephenin tümünde başladı. Cephe genişti ancak savaşın odak noktası Afyon Ovası oldu.
İZMİR KURTULDU
Türk birliklerinin asker sayısı 207 bin 942; Yunan birliklerinin asker sayısı ise 224 bin 992 idi. Türk ordusunda 8 bin 659, Yunan ordusunda 6 bin 565 subay yer alıyordu. Türk ordusunda 92 bin 792 tüfek, 2 bin 25 hafif mitralyöz, 839 ağır mitralyöz, 323 top, 10 uçak, 298 kamyon ve 33 otomobil vardı. Yunan ordusunda ise 90 bin tüfek, 3 bin 139 hafif mitralyöz, bin 280 ağır mitralyöz, 418 top, 50 uçak, 4 bin 36 kamyon ve bin 776 otomobil-ambulans bulunuyordu.26 Ağustos 1922’de Kocatepe’den başlatılan Büyük Taarruz, 30 Ağustos’ta zaferle sonuçlandı. İzmir; 3 yıl, 3 ay, 24 günün ardından 9 Eylül 1922’de işgalden kurtuldu.
İNSANLIK UTANCI
Yunan ordusu, İzmir’e doğru geri çekilirken ardında bir insanlık utancı bırakacaktı. 1 Eylül 1922’de Yunan askerleri, özellikle Uşak’ta büyük bir vahşet sergiledi. Türk ordusunun önünden kaçan askerler, köyleri ateşe vererek halkı diri diri yaktı, kadınlara tecavüz etti, çocukları katletti. Uşak’ta yaklaşık 200 kişi yanarak öldü. Katliamlar kaçış güzergahında yer alan Alaşehir, Manisa, Turgutlu ve Salihli ile köylerinde de sürdü.
Tarihçi ve yazar Lord Kinross, bu manzarayı “Bölgedeki kasabaların çoğu harabeye dönmüştü. Uşak’ın üçte biri artık yoktu. Alaşehir, yamaçları tahrif eden karanlık bir kavrulmuş boşluktan başka bir şey değildi. Köyün ardına köy, Yunan askerleri tarafından kül yığını haline getirildi. Tarihi kutsal şehir Manisa’daki 18,000 binadan sadece 500’ü ayakta kaldı” diye özetleyecekti. Amerikalı tarihçi Justin McCarthy ise, işgal sırasında 640 bin sivil Türk’ün Yunan ordusu tarafından öldürüldüğünü belirtecekti.