

İklim krizinin etkilerinin giderek arttığı, sel, deprem, sıcak hava dalgaları ve fırtınaların daha sık yaşandığı bir dönemde, “afetlere dayanıklı yeşil binalar” kavramı hem Türkiye’de hem de dünyada öncelikli gündem maddesi haline geldi. Çevre ve İklim Değişikliği Uzmanı Oğuz ŞAHİN, gazetemize yaptığı değerlendirmede, sürdürülebilir ve dirençli yapıların yalnızca çevresel bir tercih değil, zorunluluk olduğunu vurguladı.
ŞAHİN, afetlere dayanıklı yeşil binaların; enerji verimliliği, düşük karbon salımı, doğal kaynakların korunması ve iklim risklerine uyum sağlayacak şekilde tasarlanması gerektiğini belirtti. “Geleneksel betonarme yapı anlayışı artık yeterli değil. Binalar hem depreme dayanıklı hem de aşırı yağış, sıcaklık artışı ve su kıtlığı gibi risklere karşı dirençli olmalı” diyen Şahin, yeşil binaların bu noktada kritik bir çözüm sunduğunu ifade etti.
Uzman ŞAHİN, özellikle şu unsurların hayati önem taşıdığını dile getirdi:
Depreme dayanıklı ve esnek yapı sistemleri
Isı yalıtımı yüksek, enerji tasarruflu mimari
Güneş panelleri ve yenilenebilir enerji kullanımı
Yağmur suyu hasadı sistemleri
Yeşil çatılar ve dikey bahçeler
Doğal havalandırma ve pasif tasarım ilkeleri
Şahin, yeşil çatılar ve geçirgen yüzeylerin sel riskini azaltmada önemli rol oynadığını belirterek, “Kentlerimizi sünger şehir anlayışıyla yeniden tasarlamalıyız. Beton yüzeyler suyu hızla kanalizasyona yönlendiriyor; bu da taşkınları artırıyor. Yeşil alanlar ve geçirgen zeminler ise suyu tutarak riski azaltıyor” dedi.
Türkiye’de özellikle afet riski yüksek kentlerde yeşil bina standartlarının zorunlu hale getirilmesi gerektiğini savunan Şahin, yeni imar düzenlemelerinde sürdürülebilirlik kriterlerinin önceliklendirilmesi çağrısında bulundu.
“Afetlere dayanıklı yeşil binalar yalnızca çevreyi korumaz; aynı zamanda can güvenliğini artırır, enerji faturalarını düşürür ve kentlerin yaşanabilirliğini yükseltir” diyen Oğuz ŞAHİN, yerel yönetimler, özel sektör ve vatandaşların bu dönüşüme birlikte katkı sunması gerektiğini sözlerine ekledi.
Şahin, önümüzdeki yıllarda yeşil bina yatırımlarının hem kamu hem de özel sektörde artmasının kaçınılmaz olduğunu vurguluyor.