

Hayırdır Zeki Durak?
Bu kentin basını vergi borcunu, SGK primini dişinden tırnağından artırarak öderken sen neredesin?
Biz her ay devletin kapısını çalıp “borcumuz var ama namusumuz var” diyerek yükümlülüklerimizi yerine getirirken, bazıları hangi kapıdan, hangi kriterle, hangi vicdanla Basın İlan Kurumu ilanlarını alıyor, bunu kamuoyu bilmek zorunda.
Ben haksızlığa karşı susmam.
Bugün de susmuyorum.
Ve açıkça söylüyorum: Şu anda sana karşıyım.
Bak mesele kişisel değil.
Mesele çok net.
Eğer Basın İlan Kurumu kriterlerine uyan da ilan alıyorsa, uymayan da aynı ilanı alıyorsa burada adalet yoktur.
Burada rekabet yoktur.
Burada emek yoktur.
Burada sadece göz yumulmuş bir düzen vardır.
Biz resmi defterlerimizi açık tutuyoruz.
Vergimizi ödüyoruz.
SGK borcunu aksatmamaya çalışıyoruz.
Bazen gecikiyoruz ama gizlenmiyoruz.
Çünkü bu işi yapanların bir onuru vardır.
Ama soruyorum:
– Vergi borcu olanla olmayan aynı kefeye konur mu?
– SGK primini ödeyenle ödemeyenin alın teri bir tutulur mu?
– Kriterlere uyanın emeği, uymayanın torpiliyle eşitlenir mi?
Eğer eşitleniyorsa, kusura bakmayın; bu sistem çökmüştür.
Basın İlan Kurumu ilanı, bir lütuf değildir.
Bir ödül değildir.
Kamu kaynağıdır.
Ve kamu kaynağı, kurala uyanla uymayan arasında paylaştırılamaz.
Bugün küçük, yarın büyük fark etmez…
Haksızlık nereden gelirse gelsin, karşısında olurum.
Zeki Durak, bu şehirde gazetecilik yapanlar artık fısıltıyla değil, açık açık konuşuyor.
Çünkü bıçak kemiği geçti.
Ya kriterler herkese eşit uygulanır,
Ya da bu düzenin adı artık “basın sistemi” değil, çifte standart rejimi olur.
Benim tarafım belli.
Vergisini ödeyenin,
SGK borcunu kapatmaya çalışanının,
Kurala uyanın yanındayım.
Gerisi laf-ı güzaf.
KEREM DEMİRAL